|
YAYLANIN ÇOCUKLARI
Anadolu’yu mekân edinmeden çok daha önce başlayan bir alışkanlıkla, yaşamını yaylak ve kışlak diye ikiye ayıran Türk insanı, bu özelliğinden dolayı doğa ile uyumlu ve barış içinde bir yaşama geleneğine sahiptir…
Göçer konar toplum alışkanlığı içinde, ancak hayvancılıkla ekmek derdine çözüm bulan bu yapı, otlakların yeşilliğini koruyarak bolca bulunduğu yüksek rakımlı yerleşkeleri yaylak edinmiştir. Yaylak hayvanların otladığı, eski deyişle yayıldığı otlak alanlardır.
Yayla da; hayvanların taban yerlerdeki meralarda otlatıldıktan sonra yalnız yaz aylarında otladıkları sulak ve otun bolca bulunduğu yüksek rakımlı meralarda kurulan geçici, mevsimsel yerleşkelerdir… Yani yaz merasıdır.
Göçer konar yaşam içinde kendine yer bulan yaylacılık, kendine has özellikleri ile giyim kuşamdan beslenmeye kadar uzanan bir dizi farklı alışkanlıkları da içinde barındıran, hayvanlarıyla birlikte çevrimsel yer değiştirmeye dayalı, biri yüksek, öteki alçak yerlerde kurulmuş iki yerleşim arasında yarı göçebelik niteliğindeki kırsal yaşam biçimidir…
İlk - Önceki - Sonraki - Son |
|